Archive for Ocak, 2007

Öylesine

İnsan ne zaman ki, bugününü bir kenara bırakıp da ‘dün’ü hatırlamaya dahi fırsat bulamıyor; işte o zaman tam bir yetişkin sayılıyor galiba. Bırakın dünü, birkaç saat öncesini dahi hafızasının derinlerine gömmeye çekinmiyor. Karşı konulmaz bir temponun içinde kaybolmaya o kadar hevesli ki herkes. Günlük yaşantısının her evresini belirli işlere adayarak, hayatı otomatik pilota bağlayıp yaşamak kâr sayılıyor birçok insan tarafından.

“Oh be, bugünü de atlattık” deniyor mesela; sanki yarın ne olacağından haberi varmış gibi. Sahte umutlar ve beklentilerle kafalarında tasarladıkları ‘yarın’ modelinin gerçekliğine nasıl da inanıyorlar. Gören de yarım saat sonra hayatta kalacaklarına dair üst semadan garanti aldıklarını sanır. “Yarın şuraya gidilecek”,”Şu iş mutlaka bitirilecek”,”Bu saatte dükkan açılacak”,”O saatte fabrikada olunacak” vs. vs.

***

En son ne zaman gökyüzüne baktınız? Ben arada bir soruyorum bu soruyu kendime. Çoğunlukla kendi kendime mahcup oluyorum. O eşsiz maviliği (ya da mevsime ve zamana göre eşsiz griliği,  eşsiz renk cümbüşünü, eşsiz yıldızlı geceleri, eşsiz zifiri siyahı) en son ne zaman izledin? Ah, bir dakika. “Gökyüzü” denen şeyin varlığından haberdarsın değil mi? Son zamanlarda -zoraki- gündemde olan küresel ısınma lakırdıları bile ilgini çekmedi mi acaba yukarıya? “Ozon tabakası delindi falan diyorlar, nerede lan bu delik?” diye merak edip çevirmedin mi yüzünü bulutların olduğu yere?

***

Neyse, boşverin.

Yorumlar